TEMİZLİKÇİ!
Halil ÇİNİ

TEMİZLİKÇİ!

<p class="ecxMsoNormal"><span style="font-size: medium; color: #000000;"><strong><em>Durdu, s&uuml;p&uuml;rgesini sinesine dayadı, eldivenlerini &ccedil;ıkardı, pantolonun yan cebinde taşıdığı kocaman bir mendille kurulandı, terini biraz soğuttu. Mendili sırılsıklam oldu. Bir temizlik şirketinin kadrosunda asgari &uuml;cretle &ccedil;alışıyordu, yoruluyordu, akşama kadar kıyıda k&ouml;şede, hatta ortalıkta gelip ge&ccedil;en insanların arasında s&uuml;p&uuml;rge ve faraşla dolaşmak, onun bunun pervasızca sağa sola attığı &ccedil;&ouml;pleri toplamak kolay iş değildi. Bir hastanenin bah&ccedil;esi ve hastaneyi &ccedil;evreleyen duvarların dış kısımları sorumluluk alanıydı. Bah&ccedil;e i&ccedil;inde az sayıda ve sadece hastane ara&ccedil;larına tahsisli otopark, bah&ccedil;edeki kantin &ccedil;evresi, oturup beklemek ya da dinlenmek i&ccedil;in konulan bankların bulunduğu alanlar, hastanenin otomatik &ccedil;alışan kapısına uzanan basamaklı giriş her zaman temiz olmalıydı. Bunu sağlamak da onun vazifesi idi. Sabah &ccedil;ayını i&ccedil;emeden, kahvaltısını yapamadan erkenden &ccedil;ıkmıştı. Zaten her g&uuml;n b&ouml;yle oluyordu. Zamanında işinin başında olmalı ve sorumlu olduğu b&ouml;lgeyi adım adım dolaşmalıydı. Şirketin kontrol g&ouml;revlileri gelip zaman zaman teftiş ediyor, g&ouml;rev yerinde olup olmadığı, &ouml;zenli &ccedil;alışıp &ccedil;alışmadığı takip ediliyordu. O kadar işine dikkatli olmasına rağmen gerek hastane idaresince ve gerekse şirket y&ouml;netimince uyarılmıştı. Hatırlayınca &uuml;z&uuml;ld&uuml;, &uuml;z&uuml;nt&uuml;s&uuml; evden verilen siparişler g&ouml;z&uuml;n&uuml;n &ouml;n&uuml;ne gelince daha da fazlalaştı. Maaşı alalı ne olmuştu ki hemen bitivermişti. Yorgunluğu daha da arttı, sıkıntıdan yine ter bastı. Islak mendilini &ccedil;ıkardı, boynunun arkasından dolaştırıp boğazına doğru gezdirerek biraz daha kurulanmaya &ccedil;alıştı. Sigara izmaritleri, plastik bardaklar, boş pet şişeleri, meyve artıkları yine etrafta &ccedil;irkin g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler sergilemeye başlamıştı. Arada bir yere t&uuml;k&uuml;renleri g&ouml;r&uuml;yor, sanki hay buraları s&uuml;p&uuml;renin ya da iyi s&uuml;p&uuml;rmeyenin dediklerini duyar gibi oluyor, bu da ağırına gidiyordu. Halbuki yerlere &ccedil;&ouml;p atmayınız, &ccedil;evreyi temiz tutalım gibi uyarı tabelalarının yanı sıra &ccedil;&ouml;p kovaları da vardı. Bir keresinde hemen ayağının dibine i&ccedil;tiği &ccedil;ayın bardağını yuvarlayıp, sigara paketinin jelatini avucunda ezip uzağına atan kişiyi g&ouml;rm&uuml;ş, &ccedil;&ouml;p kovalarını g&ouml;stererek<br />&nbsp;ikaz etmeye &ccedil;alışmıştı. Aldığı cevap hi&ccedil; de hoş değildi. Adam &ldquo;işinin adı ne, ben ortalığa atmazsam sana iş &ccedil;ıkarmazsam&nbsp;seni kim &ccedil;alıştırır, sana kim maaş verir.&rdquo; demişti.&nbsp;Eldivenlerini &ccedil;ıkartmışken kantine gitti, plastik bardakla &ccedil;ay aldı, &ccedil;i&ccedil;ekliğin kenarlığındaki betona oturdu. Daha bir yudum aldı almadı ki hastane amiri ile g&ouml;z g&ouml;ze geldi. Gel diyordu el sallayarak. Basamakları &ccedil;ıkarken durumu kavradı, hemen basamakta ters d&ouml;nm&uuml;ş dondurma k&uuml;lahı,&nbsp;birka&ccedil; izmarit ve kirli ayak izleri &ccedil;irkin bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml; veriyordu. Halbuki az &ouml;nce pırıl pırıl yapmıştı, ıslak paspasla. Mahcuplaştı birden, &uuml;stelik &ccedil;ay i&ccedil;erken yakalandığı da cabası. Biraz azarladı, biraz da tehdit savurdu hastane amiri:&nbsp;&nbsp;<span class="ecxapple-converted-space">&nbsp;</span>-Oturmuş &ccedil;ay i&ccedil;ip keyif &ccedil;atıyorsun, her yer pislik i&ccedil;inde. Seni şirket sorumlularına s&ouml;yleyeyim de değiştirsinler. Hi&ccedil;bir şey s&ouml;yleyemedi, savunamadı kendini,&nbsp;<span class="ecxapple-converted-space">&nbsp;</span>haklı gerek&ccedil;eler sunamadı.<br />-&ldquo;Hemen şimdi temizlerim efendim.&rdquo; &nbsp;diyebildi sadece.</em></strong></span></p> <p class="ecxMsoNormal"><span style="font-size: medium; color: #000000;"><strong><em>Koştu paspasını ve faraşını getirdi.</em></strong></span></p> <p class="ecxMsoNormal"><span style="font-size: medium; color: #000000;"><strong><em>&nbsp;Ka&ccedil;ıncı defadır da olsa yine pırıl pırıl yaptı basamakları. Keşke şu insanlarımız &ccedil;evreye karşı bu kadar duyarsız olmasalar, birinin attığını birinin temizlemek zorunda olduğunu bilseler, hem temizleyen biri olmadığında ve biriken kirlerin, artıkların ne kadar k&ouml;t&uuml; bir manzara oluşturacağını, mikrop yuvalanır hale geleceğini idrak etseler diyerek s&ouml;ylendi durdu, bah&ccedil;edeki yeniden biriken &ccedil;&ouml;pleri temizlerken.</em></strong></span></p> <p class="ecxMsoNormal"><span style="font-size: medium; color: #000000;"><strong><em>&nbsp;</em></strong></span></p> <p class="ecxMsoNormal"><span style="font-size: medium; color: #000000;"><strong><em>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ne demişler;</em></strong></span></p> <p class="ecxMsoNormal"><span style="font-size: medium; color: #000000;"><strong><em>&nbsp;&nbsp; Anlayabilene saz, anlayama da davul zurna az!</em></strong></span></p> <p class="ecxMsoNormal"><span style="font-size: medium; color: #000000;"><strong><em>&nbsp;</em></strong></span></p> <p class="ecxMsoNormal"><span style="font-size: medium; color: #000000;"><strong><em>&nbsp;&nbsp; Yeniden buluşmak dileği ile&hellip;</em></strong></span></p> <p class="ecxMsoNormal"><span style="font-size: medium; color: #000000;"><strong><em>&nbsp;</em></strong></span></p>
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
‘’Sizin Kime Çalıştığınızı Biliyorum”
‘’Sizin Kime Çalıştığınızı Biliyorum”
BÜYÜKŞEHİR’DEN ÇEVRE BİLİNCİ EĞİTİMİ
BÜYÜKŞEHİR’DEN ÇEVRE BİLİNCİ EĞİTİMİ