ORTADOĞU'NUN ESARET FERMANI '' SYKES-PİCOT ANTLAŞMASI ''
Hamit DERMAN

ORTADOĞU'NUN ESARET FERMANI '' SYKES-PİCOT ANTLAŞMASI ''

<p><span style="font-size: medium; color: #000000;">Ge&ccedil;en g&uuml;n Şanlıurfa Dost Meclisi Derneği olarak Suriye'den gelen m&uuml;lteci kardeşlerimizi hem ziyaret etmek hem de yanımızda g&ouml;t&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z&nbsp;&nbsp;&ccedil;eşitli yardım malzemesini&nbsp;&nbsp;onlara vermek i&ccedil;in Suru&ccedil;'a gittik.</span></p> <p><span style="font-size: medium; color: #000000;">Orada g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z manzara bizi derinden etkiledi.&Ccedil;&uuml;nk&uuml; binlerce insan evini barkını bırakarak &ouml;l&uuml;mden ka&ccedil;mış.Hepsinin g&ouml;zlerinde bir &uuml;mitsizlik ve h&uuml;z&uuml;n vardı.Hele &ccedil;ocukların halini g&ouml;r&uuml;nce &uuml;z&uuml;lmemek elde değil.&Ccedil;&uuml;nk&uuml; savaştan&nbsp;&nbsp;en &ccedil;ok etkilenen &ccedil;ocuklardır.&Ccedil;ocukların g&ouml;zlerinde o korkuyu ve h&uuml;zn&uuml; g&ouml;rebiliyorsunuz.Evet savaşlar &ccedil;ocukların ruh aleminde b&uuml;y&uuml;k yıkımlara sebep oluyor.&Ccedil;ocukların oyuncakları kurşunlar,şarapnel par&ccedil;aları&nbsp;&nbsp;oluyor.</span></p> <p><span style="font-size: medium; color: #000000;">Orada Suriye'den gelen kardeşlerimizle sohbet etme fırsatımız oldu.Bu sohbet sırasında dikkatimi &ccedil;eken bir şey oldu.Oda şudur.Araplara g&ouml;re Aynel Arap K&uuml;rtlere g&ouml;re Kobani den gelenler&nbsp;&nbsp;yalnız K&uuml;rtler değil.İ&ccedil;lerinde Araplar ve T&uuml;rkmenler vardı.Bunun nedenini sorduğumuzda bize verilen cevap manidardı.Biz İŞİD'den ka&ccedil;ıyoruz.İŞİD hi&ccedil;&nbsp;&nbsp;ayırım yapmıyor.Herkesi &ouml;ld&uuml;r&uuml;yor.Kendileri gibi d&uuml;ş&uuml;nmeyenlere hayat hakkı tanımıyor.</span></p> <p><span style="font-size: medium; color: #000000;">Suriyeli kardeşlerimizin durumu bizi &uuml;zm&uuml;ş olsa da devletimizin ve STK'lerin bu mazlumlara yapmış oldukları yardımlar ve insani duruma olumlu bir şekilde m&uuml;dahale etmeleri bizleri sevindirdi.&Ccedil;&uuml;nk&uuml; orada devlet b&uuml;t&uuml;n kurumları ile misafirlerin yaralarını sarmaya ve onlara&nbsp; i&ccedil;in uygun ortam hazırlamaya &ccedil;alışıyordu.</span></p> <p><span style="font-size: medium; color: #000000;">Ziyaretimizdeki izlenimlerimizi aktardıktan sonra g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar etkisi devam eden bu insanların bu hale gelmesinde etkisi olan yaklaşık 100 yıl &ouml;nce imzalanan Sykes-Picot Anlaşmasını&nbsp;&nbsp;ve bu antlaşmanın&nbsp;&nbsp;sonu&ccedil;larını size aktarmaya &ccedil;alışacağım.</span></p> <p><span style="font-size: medium; color: #000000;">Bu antlaşma İngiltere-Fransa arasında imzalandı.Anlaşma ile Osmanlı İmparatorluğu&rsquo;nun, Anadolu ve Ortadoğu topraklarının paylaşımını i&ccedil;eren gizli bir anlaşmaydı. Sykes-Picot. Fransa adına Fran&ccedil;ois Georges Picot, İngiltere adına ise Sir Mark Sykes&rsquo;in imza koydukları bir uzlaşı olmasından dolayı, onların adı ile anılan bu anlaşma, Ortadoğu'nun kaderi &uuml;zerinde bug&uuml;ne ulaşan kalıcı etkiler bıraktı.</span></p> <p><span style="font-size: medium; color: #000000;">20.y&uuml;zyıl başlarından itibaren &ouml;nemli bir enerji kaynağı haline gelen petrol&uuml;n &ccedil;ıktığı Orta Doğu, başta İngiltere olmak &uuml;zere s&ouml;m&uuml;rgeci g&uuml;&ccedil;lerin hedefi haline geldi. B&ouml;lgenin kontrol&uuml;n&uuml; ele ge&ccedil;irme planları yapan İngilizler, 1909 yılında g&ouml;reve atanan ve o d&ouml;nemden itibaren Osmanlı H&uuml;k&uuml;meti&rsquo;ni, Arap aşiretlerinin isyanıyla tehdit ederek, g&uuml;&ccedil; ve iktidar peşinde koşan Mekke Şerifi H&uuml;seyin ile temasa ge&ccedil;tiler. Osmanlı İmparatorluğu&rsquo;nun I. D&uuml;nya Savaşı&rsquo;na katılmasından sonra daha da arttırılan bu temaslarla Arap s&uuml;lale ve aşiretlerini ayaklandırmak i&ccedil;in olabildiğince &ccedil;alışıldı. Yapılan g&ouml;r&uuml;şmelerde Mekke Emiri Şerif H&uuml;seyin&rsquo;in t&uuml;m Arap Yarımadası, Suriye ve Irak&rsquo;ı i&ccedil;ine alan bir devlet kurmasını, L&uuml;bnan&rsquo;ı hari&ccedil; bırakarak destekleyen İngiltere, 1915 yılının Kasım ayında bu g&ouml;r&uuml;şmeler hakkında Fransa&rsquo;yı bilgilendirirken, aynı yılın Aralık ayında Necid Emiri İbn Suud ile de Kuveyt hari&ccedil; Basra K&ouml;rfezi&rsquo;nin g&uuml;ney kıyılarını kapsayan bir bağımsızlık antlaşması yaptı. Yani Mekke Şerifi H&uuml;seyin&rsquo;e vaat ettiği topraklarda Necd Emiri İbn Suud&rsquo;un da h&acirc;kimiyetini tanıdı. Bu iki y&uuml;zl&uuml; politika ile İngiltere, b&ouml;lgedeki halkları birbirlerine d&uuml;şman edecek tohumları ekiyordu.1916 yılında Ortadoğu&rsquo;yu paylaşmak i&ccedil;in İngiltere ve Fransa arasında yapılan g&ouml;r&uuml;şmeler Sykes-Picot Anlaşması ile neticelendi. Bu anlaşmaya g&ouml;re; &ldquo;Suriye&rsquo;nin kıyı b&ouml;lgesiyle Adana ve Mersin Fransa&rsquo;ya veriliyordu. Basra ve Bağdat vil&acirc;yetleriyle Hayfa ve Akk&acirc; limanları İngiltere&rsquo;ye bırakılıyor, Dicle ve Fırat sularının etki b&ouml;lgelerinde ortak kullanımı garanti ediliyordu. İskenderun serbest liman ve Filistin uluslararası b&ouml;lge oluyordu. Arabistan toprakları, Akk&acirc;-Kerk&uuml;k &ccedil;izgisiyle ikiye b&ouml;l&uuml;nerek kuzey kısmı Fransız, g&uuml;ney kısmı İngiliz n&uuml;fuzuna bırakılıyordu. Musul vil&acirc;yetini i&ccedil;ine alan Fransız n&uuml;fuz alanı İran sınırına kadar uzanıyordu. İngiltere&rsquo;nin etki alanı ise Filistin&rsquo;den Mezopotamya&rsquo;ya kadar geniş bir b&ouml;lgeyi kapsıyordu. İngiltere ve Fransa kendi n&uuml;fuz b&ouml;lgelerinde Arap devletleri kurmayı ve bunları korumayı taahh&uuml;t ediyordu. Bitlis, Erzurum, Trabzon ve Van&rsquo;ı kapsayan b&ouml;lgeler ise Rusya&rsquo;ya bırakılıyordu.&rdquo; B&ouml;ylece, İngiltere, Mekke Emiri Şerif H&uuml;seyin&rsquo;e vaat ettiği toprakları bu defa da Fransa ile paylaşıyordu.</span></p> <p><span style="font-size: medium; color: #000000;">Mekke Emiri Şerif H&uuml;seyin ise bu anlaşmadan habersiz &ldquo;B&uuml;y&uuml;k Arabistan Krallığı&rdquo; h&uuml;lyalarıyla Osmanlı İmparatorluğu&rsquo;na karşı isyanını 1916 Haziran&rsquo;ında başlattı. Bu olay, daha sonra ders kitaplarına girecek, M&uuml;sl&uuml;manlar arasına fitne sokacak ve Batılı g&uuml;&ccedil;lerin de kulaklara fısıldadığı &ldquo;B&uuml;y&uuml;k Arap İhaneti&rdquo; yalanının temelini oluşturdu. Fakat ger&ccedil;ek &ccedil;ok farklıydı. Bu ger&ccedil;eği savaşın başından itibaren Hicaz Cephesi&rsquo;nde ve Medine&rsquo;de bulunan, Feridun Kandemir, &ldquo;Medine M&uuml;dafaası Peygamberimizin G&ouml;lgesinde Son T&uuml;rkler&rdquo; adlı eserinde:&nbsp;<strong><em>&ldquo;Lakin bu isyanın sebebi neydi? Araplar İstiklal mi istiyorlardı? Hayır, Araplar b&uuml;t&uuml;n bu harp boyunca T&uuml;rklerle omuz omuza &Ccedil;anakkale&rsquo;den itibaren her cephede savaştılar. Hatta İstiklal Savaşı&rsquo;mızda Aydın Cephesi&rsquo;nde, Mehmet&ccedil;iklerle yan yana Yunanlılarla boğuşarak, canlarını veren Araplar vardı. Ve ilk Cihan Harbi&rsquo;nde, Araplarla meskun hi&ccedil;bir yerde, ne Irak, ne Suriye, ne L&uuml;bnan, ne Yemen, ne Filistin&rsquo;de T&uuml;rklere isyan eden tek bir Arap g&ouml;r&uuml;lmedi. İsyan eden, sadece Mekke Emiri Şerif H&uuml;seyin&rsquo;di&hellip; Şerif H&uuml;seyin&rsquo;in bu isyanda kullandığı Araplar da, Hicaz &ccedil;&ouml;llerinde &ouml;teden beri g&ouml;&ccedil;ebe hayatı yaşayan ve talan ile ge&ccedil;inen son derece cahil, d&uuml;nyadan habersiz fakir fukara bedeviler, yani Urbanlardı. Mekke, Taif, Cidde gibi şehir ve kasabalardaki Araplar isyana katılmadıkları gibi Şerif H&uuml;seyin de zaten bunlardan asker almak teşebb&uuml;s&uuml;nde bulunmamıştı. Urban ve Şeyhleri fakirlikleri dolayısıyla paradan başka birşey bilmezlerdi. Şerif H&uuml;seyin gibi İngilizler de bunu bildikleri i&ccedil;in, para g&uuml;c&uuml;yle ancak bunlardan faydalanmışlardı. Ve isyanı sonuna kadar bunlarla y&uuml;r&uuml;tm&uuml;şlerdi.&rdquo; Şeklinde ifade etmişti.</em></strong></span></p> <p><span style="font-size: medium; color: #000000;"><em>I.&nbsp;</em>D&uuml;nya Savaşı devam ederken<em>&nbsp;</em>yapılan&nbsp;ve bazı b&ouml;lgelerdeki değişikliklerle Lozan Antlaşması&rsquo;nda kabul edilen sınırların temelini oluşturan Sykes-Picot Anlaşması, Rusya&rsquo;da ger&ccedil;ekleşen &ldquo;1917 Bolşevik Devrimi&rdquo;nden sonra, &Ccedil;arlık diplomasisinin gizli belgelerinin a&ccedil;ıklanması ile &ouml;ğrenildi. Bu, ve bu gibi anlaşmaları tamamlayan kararlarla, Tevhid&rsquo;in, birliğin temsilcisi olması gereken M&uuml;sl&uuml;manlar arasına, milliyet&ccedil;ilik, mezhep&ccedil;ilik, aşiret&ccedil;ilik, asabiyetler, &ccedil;ıkarlar empoze edilerek birbirlerinden ayıran yapay sınırlar &ccedil;izildi. Irak, Suriye, &Uuml;rd&uuml;n, Kuveyt, Hicaz Krallığı gibi manda devletlerin sosyal, siyasal, k&uuml;lt&uuml;rel denge g&ouml;zetilmeksizin ihdas edilmesi, b&ouml;lgeyi bug&uuml;n de devam eden y&uuml;z yıllık s&uuml;re&ccedil;te kan, g&ouml;zyaşı ve kargaşa ortamına s&uuml;r&uuml;kledi.</span></p> <p><span style="font-size: medium; color: #000000;">Evet yaklaşık y&uuml;zyıl sonra s&ouml;m&uuml;rgeci devletler yeni&nbsp;&nbsp;Sykes-Picot Anlaşmalarını &ccedil;izmek i&ccedil;in yeni kuklaları &ouml;n plana s&uuml;rmektedir.Daha &ouml;nce Şerif H&uuml;seyin'i&nbsp;&nbsp;'' B&uuml;y&uuml;k Arap Devleti '' yalanı&nbsp;&nbsp;ile kandırarak piyon olarak kullanmışlarsa şimdide&nbsp;&nbsp;Ebu Bekir&nbsp;Bağdadi ve IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) yalanı ile kandırılıyor.Mehmet Akif ne g&uuml;zel demiş :</span></p> <p><span style="font-size: medium; color: #000000;"><em>&nbsp;<strong>Tarihi tekerr&uuml;r diye tarif ediyorlar</strong></em><strong>.<em>Hi&ccedil; ibret alınsaydı tekerr&uuml;r m&uuml; ederdi</em></strong></span></p> <p><span style="font-size: medium; color: #000000;"><strong><em>Kaynaklar:</em></strong>&nbsp;&nbsp;<strong>1-</strong>&nbsp;Cevdet K&uuml;&ccedil;&uuml;k, &ldquo;Sykes-Picot&rdquo;, Dia, c.38, İstanbul, 2010.&nbsp;<strong>2-</strong>Feridun Kandemir, Medine M&uuml;dafaası Peygamberimizin G&ouml;lgesinde Son T&uuml;rkler, İstanbul, 2007</span></p>
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Muhalefetin Gözü AK Parti’nin Adayında Mı?
Muhalefetin Gözü AK Parti’nin Adayında Mı?
Basri Demir
Basri Demir "Çiftçi de esnaf da desteklenmeli"