ŞANLIURFA EĞİTİMİNDE ÖNEMLİ SORUNLAR
Hamit DERMAN

ŞANLIURFA EĞİTİMİNDE ÖNEMLİ SORUNLAR

Yıllardır Eğitimin camiasının içinde olan Şanlıurfa’nın eğitimdeki çeşitli sorunları görmüş ve bazı sorunlarla da yüzleşmiş birisi olarak eğitimle ilgili gördüğüm birkaç tane hayati öneme sahip sorunu aktarmak istiyorum.

 

Belki benim tespitlerim herkes tarafından biliniyor olabilir. Yada birileri tarafından sorun olarak kabul de edilmeyebilir.

 

Tespitlerim doğrultusunda;

 

Birincisi: Bilinçsiz ve vurdumduymaz veli profili.

 

İkincisi: Öğretmen sirkülâsyonu ve tecrübeli Öğretmenlerin ilimizde fazla kalmaması.

 

Üçüncüsü: Birikimli ve idealist idareci eksikliği

 

Dördüncüsü: Tarım işçisi çocukların durumu dışarıdan göç alma ve nüfus artışı gibi çeşitli sorunlar Şanlıurfa’da eğitimin gelişmesinde önünde en büyük engeller olarak görebiliriz.

 

Bilinçsiz veli profilinden başlarsak ,ilimizdeki bütün velileri aynı kefeye koymak haksızlık olur.Fakat ilimizdeki  veli profilinin ağırlığını bilinçsiz ve sorumsuz  velilerin oluşturduğunu söylersek yanlış söylemiş olmayız.Özellikle kenar mahallelerde yaşayan velilerimizin önemli bir kısmı bu guruba girer.

 

Peki bu sonuca nasıl vardım?

 

Hem öğretmenlik hem de idarecilik görevin ağırlığı bu veli profilinin yaşadığı okullarda geçti. Düşünebiliyor musunuz? Çocuk yanlış yapmıştır. Hem de büyük denilebilecek bir yanlış yapmıştır. Veliyi çağırıyorsunuz. Veli sanki hiçbir şey olmamış gibi davetinize icabet etmez. Kendisi evde kahvede oturur. Çocuğu çarşı pazara zorla çalışmaya gönderir. Çocuk bu baba için gelir getiren bir meta olarak görülür. Babanın yanında çocuğun eğitimi çok önemli değil.Onun yanında önemli olan sigarası ve kahvesi için para getirmesidir.

Sokakta çalışan gördüğümüz çocukların bir kısmı bu tür ailelerin çocuklarıdır.Bu sorumsuz velilere çocukları sömürdükleri için gerekirse ceza verilmelidir.Çünkü bu tür veliler çocuklarını sokağa itmekte ve bile bile sokak kültürünü ve olumsuz davranışlara yönelmelerine sebep olmaktadır.

 

Peki ihtiyacı olup çocuklarını çalıştıran aileler yok mu ? Tabii ki var fakat bu tür gariban aileler azınlıktadır. Bunlar genelde hayatın ağır yükünü bildikleri için genellikle çocuklarının okumasına çok önem verir. Çocuklarının okuması için ellerinden geleni yapmaya çalışırlar.Maddi durumları kötü olsa bile bunu çocuğa ve dışarıya his ettirmemeye çalışır.

 

Öğretmen sirkülâsyonu meselesi gelir isek  Urfa’daki öğrenciler  için tam bir şansızlık. İlimize atanan Öğretmenler, atandığı gibi tayin planları yapmaya başlar. Mesela köylere atanan öğretmenlerin çoğu maalesef hep adamını bulup yada bir yolunu bulup merkeze gelmektedir. Bundan dolayı bazı köy okullarında çocuklar aylarca öğretmen görememektedir. Merkezdeki okullar için ise tayin dönemleri tam bir kaos dönemi oluyor. Urfa’nın en seçkin okullarındaki öğrenciler bile çoğu zaman ücretli öğretmenlere teslim edilmiştir. Düşünebiliyor musunuz ? daha önce çalıştığım bir ilköğretim okulunda ilkokul  2. Sınıfta bir şube 1 yılda 3 öğretmen değiştirmişti. Bir yılda 3 öğretmen değiştiren öğrencinin halini düşünün. Peki bu öğretmenleri burada tutmak zor mudur? Hayır bana göre çok kolaydır. Siz bu öğretmenlerin maaşlarını yada ek derslerini batıdaki öğretmenlerden farklı olarak iyileştirme yapın. Birde yüksek kiraları düşürecek konut sıkıntısını hal edin bakın o zaman öğretmen burada kalır mı kalmaz mı ?

 

 

 

Urfa da eğitimi kendine dert edinen idareci eksikliği vardır. Maalesef, bir çok idareci okula gelip odasından dışarı çıkmamaktadır. Ne Veli ile nede kendi Öğretmeni ile olumlu ilişki kuramamaktadır. Öğretmenler odasına ayda bir de olsa ziyaret etmemektedir. Bana sorun gelmesinde ne olursa olsun havasındadır. Öğretmenlerin sorunu olsa da öğretmen bu sorunu idarecilere aktarmaktan çekinmektedir. Çünkü müdür ve öğretmen arasında resmiyet o kadar katı olmuştur ki öğretmen müdüre gidip derdini anlatamamaktadır.

 

Bazı idareciler kendilerini koltuğa o kadar kaptırmış ki haşa! küçük dağları ben yarattım havasındadır. Maiyetindeki mesai arkadaşlarına hep üstten bakmaktadır. İdareciliği kişisel kaprislerini gidereceği bir makam olarak görmektedir. Bundan dolayı bu tür idarecilerin olduğu okullarda ikili ilişkiler hep yapmacıktır. Bu idareci tipinin yönettiği okuldan başarı beklemek yanlış olur.

 

Sağlıksız nüfus artışı meselesine gelirsek bu durum  ilimiz için büyük bir sorundur.Yanlış anlaşılmasın ben nüfusun artmasına karşı değilim.Ancak bilinçsiz bir nüfus artışının ortaya çıkardığı tehlikelere dikkat çekmek istiyorum.Düşünün bir evde 8 çocuk var. Baba çocuklarına bakmaktan aciz.Çocuklar sokak kültürü ile büyüyor.Bu çocuklar sokakta her türlü yanlış davranışı alıyor.Urfa'daki sokakta çalışan çocuklara bakın.On yaşındaki çocuk ağzında sigara akşam vakti  çöpleri karıştırıyor.Çöpten eşya çıkarıp hurda olarak satmaya çalışıyor. Yada pazarda el arabası ile çalışıyor.

Bir de bu nüfus artışına Suriyelileri katarsak Urfa’da nüfus artışının ortaya çıkardığı olumsuz sonuçları siz bir düşünün.

Diğer bir önemli sorun da tarım işçisi çocukların durumudur. Bu çocuklar  yıllın birkaç ayında okuldan ve eğitimden mahrum olmaktadır. Yani eğitim-öğretim yönünden geri kalmaktadır.Böyle olunca eğitim hususunda çok sıkıntılar yaşanmaktadır.Bu çocukların sayısının hiç anımsanmayacak kadar çok olduğunu da söylememiz lazım.Bun çocukların eğitimi ile ilgili b ir çok proje ve etkinlik yapılıyorsa da sorunu çözecek nitelikte olmamaktadır.

 

 İlimizin göç alması, tarım işçisi çocukların durumudur,Suriyelilerin durumu ve  aşırı nüfus artışı ile ortaya çıkan bu genç nüfusa eğer biz sağlıklı bir şekilde eğitim vermezsek bu çocuklara art niyetli insanlar istedikleri gibi eğitim vereceklerdir.Yarın bu gençleri karşımıza bizlere ve topluma zararlı birer suçlu olarak çıkaracaklardır.Şimdi bu gençlere sahip çıkmak için fırsatımız olabilir.Fakat yarın bu gençler için çok geç olabilir.

 

Bu olumsuz sonuçların olmaması için devletin bu çocuklara sahip çıkması gerekir. Gerekirse bu çocuklara burs verilerek eğitim verilmelidir. Belki burs vermek maddi bir külfet görülebilir. Unutmayalım yarın eğer bu çocuklar yanlış yola kayarsa bunların ıslahı için hem maddi hem de manevi  daha büyük bedeller ödenir.

 

 

Sonuç olarak sorunlar ne kadar olursa olsun.İmkanlar ne kadar kısıtlı olursa olsun.Bir şeyler yapmak isteyen insan için bunlar caydırıcı olmamalı.Unutmayalım kolayı herkes başarır.Önemli olan zoru başarmaktır.Biz de kendimize kolayı değil zoru hedef seçmeliyiz.Bir adım başarı bile eğitimde geleceğe atılan bazen bin bazen on bin adım demektir.Vesselam.....

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Şanlıurfa’da 2 PKK’lı yakalandı
Şanlıurfa’da 2 PKK’lı yakalandı
AK ADAY ÖZCAN STK ZİYARETLERİNİ SÜRDÜRÜYOR
AK ADAY ÖZCAN STK ZİYARETLERİNİ SÜRDÜRÜYOR