Ey Yüce Türk Milleti!
Numan ALADAĞ

Ey Yüce Türk Milleti!

Bugünkü sohbetimizde, sorumluluk duygusu ve Milli kültür konusunu, sizlerle paylaşmak istiyorum:
HADİS-İ ŞERİFLER:
1- ''Bilgisizler arasında bilgi elde etmeye uğraşan, ölüler arasındaki diriye benzer.'' 
2- ''Bilgin kişinin sermayesi kibri terk etmektir.''
3- ''Allah bir kulu aşağılamak istedi mi bilgiyi haram eder ona''

DEĞERLİ OKUYUCULAR!
Çevremize baktığımızda herkesin bir şeylerden birilerini sorumlu tutabilmek için aradığını görüyoruz. Herkes, olanlardan başkalarını sorumlu tutma kompleksi içerisinde kıvranıp duruyor. Ve yanlış bir akıl yürütme ile, tek yönlü bir şartlanma sonucu, çoğu zaman bilerek yada bilmeyerek Milleti suçladığının farkına bile varamıyor.

Ayağı olanlardan eli eli sorumlu görmesi kadar saçma böylesi bir yolu niçin seçiyoruz? Sonra bir kimsenin, herhangi bir durum karşısında, bir organını suçlaması, suçu onun üzerine yıkması, onu sorumluluktan nasıl kurtarabilir? 

Sorunların çözümünde izlenen rotanın yanlışlığını ve tutarsızlığını gösteren diğer bir delil, Büyük Türk Milletinin bölünmez bir bütün olarak düşünme yerine, onun parçalardan meydana geldiğini sanmak veya öyle istemek. Başka deyişle, taraf yaratmak ve böylece bütünü parçalayarak münafıklık zihniyeti ile Milleti biribirine düşürmek, duygularını oluşturma hayalleri, kursağında kalacağının bilincinde olup, en kısa zamanda bu düşüncelerinden feragat etmelidirler.

Ancak, bilinmesi gereken bir nokta burasının Türkiye olduğu gerçeğidir. Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder ATATÜRK'ün dediği gibi, ''Dünya üzerinde yaşamış ve yaşayan milletler arasında Demokrat doğan yegane Millet Türklerdir.'' Ve egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir. Türk Milleti kendisine ait olan egemenliği, hiçbir zaman, hiçbir şekil ve surette, başkalarına devretmeyecek kadar güçlü ve şuurludur. Yakın tarihimiz de, bunu yeterince ispatlamıştır.

Atatürk; ''Kültür, zeminle mütenasiptir. O zemin, milletin seciyesidir.'' sözü ile kültürün; kendisini yaratan zeminle, toplumla doğrudan ilgili olduğunu, bunun da milleti niteleyen karakter özellikleri olarak belirdiğini anlatmak istemiştir. 

Kültür; bir toplumun sahip olduğu maddi ve manevi değerlerden meydana gelen öyle bir bütündür ki, toplum içinde mevcut her çeşit bilgiyi, Allah korkusunu, Vatan sevgisini, ilgileri, çalışmayı, üretmeyi, alışkanlıkları, değer ölçülerini, genel durum, görüş ve zihniyet ile her türlü faaliyetleri içine alır.

Bir milletin sonsuza dek yaşamasında ve Milli varlığını her türlü tehlikelere karşı korunmasında Milli kültür, en büyük ve en güvenilir teminattır. Bu özelliği nedeniyle O, daima üzerinde durulan en dinamik ve aktüel konu olmakta devam etmektedir ve edecektir.

Bir milletin varlığından bahsedebilmemiz için; o milletin, tarihi, kültürü ve edebiyatının olması şarttır. 
 
Hiç kimsenin yada grubun mevcut problemleri, bilimsel sanları ile böbürlenip, bencillik zihniyetleri ile yalnız kendisinin çözebileceğini sanarak yada böyle bir imaj yaratarak millet egemenliğine el uzatmak hakkı doğamaz. Ve buna Türk Milleti kesinlikle izin veremez. Kaldı ki, böylesi bir yola sapacak ''İhanet şebekeleri'', iyi bilmelidirler ki millet; egemenliğine uzanacak ellere bugüne kadar izin verilmemiştir ve bundan sonra da izin verilmeyecektir.

Müşterek sorunlarımızın çözümü, suçlu arama kompleksinden kurtulup, milletin bir bölümünü suçlamaktan vazgeçip, hepimize bulaşan hastalıkların noktalarını, birlikte değerlendirerek, biribirimize karşı bencillik ahlakından uzak kalıp, dinleyerek, Zafere; millet bütünlüğünün korunarak varılabileceğini kabul ederek mümkün olabilecektir.

Eğitimin gayesi; Türk tarihinde de olduğu gibi kişiyi, çevresi ile ahenkli olabilmesi için Allah ve Vatan sevgisini aşılamaktır. 

Sosyal değerlerin Türk gençliğinin eğitiminde ana aktif madde olarak kullanılması: 
Eğitimin; Türk toplumunun sosyal değerlerini ana aktif madde olarak değerlendirmemesi, sadece kuru bir bilgi kazandırmaya yönelik olması; eğitim ve toplum ilişkilerini olumsuz yönde etkilemekte okul ile toplum arasında giderek bir uçurum yaratmaktadır.

Kültür kavramı içinde bütünleşen ve anlam kazanan sosyal değerler; insanları biribirine bağlayan, onların biribirlerine sevgi ve saygı duymalarını sağlayan, milletleri çözülme ve dağılmadan koruyan bağ dokuları olduğunu biliyor muydunuz? Eğitim; kuşaklar arası diyaloğu gerçekleştiren, başka değişle dede ile torun arasındaki köprüdür. 

Ruhunda Allah korkusu ve Vatan sevgisi olan Büyük Türk Milleti olarak, ahengin yaratılması için çalışmalıyız.

Ahenk, basit konuların büyümesini sağlar; ahenksizliğin eksik olması ise büyük konuların yok olmasını...

Cenab-ı Allah, ruhunda Allah korkusu ve Vatan sevgisi olanların, Vatana hizmet etmeyi kendilerine nasip etsin inşallah.

Ay-Yıldızlı Şanlı Türk Bayrağının göklerde dalgalanması uğruna canlarını feda eden, başta Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, cümle Vatan şehitlerini rahmetle, Gazileri minnetle anar. Yaralılara acil şifalar diliyorum. Ruhları şad, mekanları Cennet olsun.

Kaynakça: 
Hz Muhammed ve hadisleri Abdulbaki Gölpınarlı Okat yayınevi Kasım 1964
Mustafa Yılman Noktalar 1976
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Pamuk, borsada 7,73 liradan işlem gördü
Pamuk, borsada 7,73 liradan işlem gördü
YAKUP KALFA CADDESİ YENİLENDİ
YAKUP KALFA CADDESİ YENİLENDİ