Rehine Kurtarma Operasyonu’nun Bilinmeyenleri!
Kenan KARATAŞ

Rehine Kurtarma Operasyonu’nun Bilinmeyenleri!

MİT’in düzenlemiş olduğu başarılı operasyonlardan biri, 2014 tarih 2937 sayılı MİT yasasında ki değişikliğin yayınlanmasından sonra aldığı dış operasyon yetkisine dayanarak IŞİD tarafından rehin tutulan 49 konsolosluk personelinin kurtarılma operasyonudur.
IŞİD Haziran 2016 tarihinde Türkiye’nin Musul Başkonsolosluğu’na baskın düzenleyerek başkonsolos Öztürk Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu 49 Türk vatandaşını rehin almış ve 17 Temmuz semtinde bulunan karargahına götürmüştü. Haberin Ankara’ya ulaşmasından hemen sonra dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’la birlikte MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı, Genelkurmay Harekat Başkanı Korgeneral Erdal Öztürk’ü ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Naci Koru’yu konutuna davet ederek olağanüstü bir toplantı gerçekleştirmiştir. O sırada yurtdışında bulunan dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise gezisini yarıda keserek Türkiye’ye dönmüştür. Bu toplantıdan sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Resmi Konutu'nda ikinci bir Musul zirvesi düzenlenmiş ve bu zirveden önemli kararlar alınmıştır. Alınan kararlar doğrultusun da üç ay sürecek olan rehine pazarlığı ve kurtarma operasyonunun ayrıntıları için düğmeye basılmıştır.
Öncelikle şunu belirtmemiz gerekir ki, operasyon sonrası gerek muhalif grupların gerekse dış istihbarat örgütlerinin iddia etti gibi rehine kurtarma operasyonun da ne CIA ne MOSSAD nede diğer ülke istihbarat örgütleri yer almamıştır. Kurtarma operasyonu tamamen MİT personelince programlanmış ve yine sonuna kadar MİT personeliyle devam etmiştir.
Operasyona ve operasyon sürecini yürütmek üzere öncelikle MİT bünyesinde yer alan  Dış Operasyonlar Başkanlığı tarafından özel bir birim hazırlandı. Bu birimin ilk çalışması IŞİD eylemcilerinin hangi ülkeye mensup olduklarını, taleplerinin ve hassas noktalarına neler olduğuna yönelik durum ve karakter analizi yapıldı. Daha sonra rehinlerin güvende olup olmadıklarını ve bölgenin güvenirliğini gözlemek için insansız hava araçları (İHA) bölge hava semalarına uçuruldu,  İHA’ların ilk görüntülerinden elde edilen bilgilerle rehinlerin hayatta oldukları ve bölgenin coğrafi durumu belirlendi.
Milli İstihbarat Teşkilatının ilgili birimleri direk yapılacak bir operasyonun tehlikesine dikkat çekerek başka formüller aradı. Başka bir yöntem üzerinde anlaşan Dış Operasyonlar birimi Suriye’de bulunan IŞİD’in üst düzey komutanlarına yönelik kaçırma operasyonu düzenledi. Düzenlenen operasyon sonunda aralarında üst düzey yöneticilerinde bulunduğu bir grup IŞİD’li Türkiye’ye getirildi.
MİT’in Suriye’de ki rehin alma operasyonu devam ederken başka bir MİT biriminin ajanları ise Irak’ta bulunan aşiret liderleri, Türkmenler ve bazı Arap gruplarıyla işbirliği yapmaya çalışıyordu. Elinde ki önemli IŞİD yöneticileriyle pazarlık aşamasında daha güçlü bir konuma gelen Türkiye, 49 rehinenin serbest bırakılması halinde elinde ki rehinleri bırakacağını söyledi. türkçe porno Rehine takası konusunda IŞİD’le anlaşmaya varan Türk yetkilileri, 49 rehinenin Türkiye sınırına güvenli bir şekilde bırakılmasını talep etti. Rehinelerin burnu dahi kanatılmadan Türkiye’ye girişleri sağlandı ve yapılan anlaşma gereği IŞİD’li yöneticiler Türk istihbaratı tarafından serbest bırakılmış oldu.
 
 
 
MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın başrolde oynadığı kurtarma operasyonu CIA, MOSSAD, MI6 ve diğer dış istihbarat örgütlerini rahatsız etmişti. Çünkü, uzun yıllar yabancı istihbarat örgütlerinin vermiş oldukları yalan yanlış bilgiler doğrultusunda operasyonlar düzenleyen MİT bir türlü hedeflediği amaca ulaşamıyordu. Bu operasyonda ilk defa Türk istihbaratı CIA ve MOSSAD’a bilgi vermeden operasyon düzenlemiş ve bir tek kişinin dahi tırnağı kanamadan başarı sağlanmıştı. Daha net bir ifadeyle, yeni Türkiye'nin yeni istihbarat temellerini atması CIA ve MOSSAD'ın derin oyunlarını tepetaklak etmişti.
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
HALİLİYE BELEDİYESPOR’DAN MAÇLARA DAVET
HALİLİYE BELEDİYESPOR’DAN MAÇLARA DAVET
HALK EĞİTİM MERKEZLERİ DAHA AKTİF OLACAK
HALK EĞİTİM MERKEZLERİ DAHA AKTİF OLACAK